ama ben bu kadar acıyı
sen de başkalarına benzeyesin diye çekmedim.
Cemil Meriç
 
Anonymous: kaç yıldır bloguna hayran bir insanım. düşüncelerinidd çok dogru buluyorum, ama als hastalıgı hakkında attıgın post tamamen yanlış. insanlar bu hastalıgı duyurmak icin yaptılar o eylemleri, ve aynı zamandada bunu yapan ünlüler bağışta bulundu bunu yaparken. hem bilmeyenlere duyurdular, hemde yardım edilmesini sagladılar. yok gülmemek gerek, yok şu bu değil olay. onlar hasta değil hissediyor sonuçta. ve eglencesine yapanlar dısında onlarınki işe yaradı. gerçekten.

Canımsın bak Lady Gaga'ya.
Dünyanın en ünlü kadınları arasında.
Ne yaptı o?Kafasından aşağı su döktü.
Peki nasıl yaptı?
Tam olarak şöyle;

Peki sence bu kadın neden bunu mimiksiz ve tepkisiz yaptı?
Salak olduğundan mı?Yoksa gerçekten hastalığın kavramını ortaya atan zeka dolu bir hareket yaptığından mı?
Çünkü hastalığın gerçek olayını yansıttı.
Ben asla IceBucket olayı yanlıştır demedim.
Ama eğer bir şey yapılıyorsa bu adam gibi yapılmalı.
ALS hastaları gibi tepkisiz bir şekilde dökmüş o kovayı başından aşağı.
Çığlık atmak bağırmak küfür etmek kahkaha atmak..
Bunlar kafasından bir kova buzlu su dökülen ALS hastalarının tepkileri değil.
Tepki bile olmamalı çünkü onlar tepkisizler zaten yansıtmak istenen o.
Eğer bir şey yapılıyorsa amacından saptırılmamalı.
Benim o postta değindiğim konu budur.
Bana kalsa ıcebucket gibi bir olay yapmam direk bağışları döktürürüm kafalardan aşağı.
Ama ortaya çıkmış ve yapıldı.
Benim istediğim amacını yansıtmasıydı.
insanların ALS hastalığının günümüzdeki sosyal medya popülerliğini kullanarak dikkat çekme amacı ile kullanılmasını değil.
Umarım anlatabilmişimdir.

 

Metrodaydık en yakın arkadaşımla.
Alsancak’a gidip denize doğru ayaklarımızı sallandırıp sohbet edelim huzur bulalım kitap okuyalım dedik.
Neyse metrodayız gidiyoruz….
bir kadın ağlıyordu.
Ama o kadar çaresizce ağlıyordu ki hem ağladığından utanıp gizlemek istiyor hem de hıçkıra hıçkıra ağlıyordu.

Ben de dahil herkes sadece bakıyordu.İçim içimi yiyordu o kadını sarmak istiyordum çünkü çok çaresizdi.
Yanına yaklaştım iyi misin seni tutmamı ister misin? dedim.
Gözlerimin içine baktı sonra utandı kafasını eğip ihtiyacı olduğu halde hayır teşekkür ederim dedi.
Peki benim olduğum yere gelmek ister misin?Hem orada cama dönüp ağlarsın hem de seni kimse görmez saklarım dedim.
Koluma tutundu geldi benimle.arkama geçti cama döndü bense önünde durdum yakın arkadaşımı da yanıma çektim adeta bir bariyer oluşturduk.
Sonra ona neden ağladığını sordum.
Uzun süre birlikte olduğu kişiden ayrılmış.Koç Üniversitesinde Genetik okuyormuş filan.
Konuştuk biraz sonra onu güldürdük.Erkekler ölsün dövelim mi muhabbeti yaptık.
O gözyaşlarını silip bize kocaman gülümsedi.
Sonra inerken adını soyadını verdi eğer eklersen mutlu olurum dedi.
Onu ekledim eve gidene kadar sohbet ettim onunla sağsalim gidebildi mi diye.
Sonrası çok içten teşekkürler ve susmak.
Bu bana yetti..
..
Neyse Alsancak’a geldik hemen kenara oturduk ayaklarımızı denizin üzerinde sallandırıp şehre sırtımızı döndük.
Denizin kokusu manzara ve en yakın dost.
Çok huzurlu.
Sonra hemen solumuzda bir kadın vardı.
Ama kadın o kadar güzeldi ki ve o kadar gizemli.
Yüzünü görmedim fransız kadınları gibi giyinmişti bir şapka vardı ve gözlüğü sonra biraz kafamı eğdiğimde yüzünde yeşil steril maske olduğunu farkettim.Meyvesuyunu içiyordu yalnızdı.
Merak uyandırıyordu kimseye bakmıyordu sadece kendiyle ilgileniyordu.
Hastaydı duyuyordum öksürüklerini.
Yüzünü hala görememiştim ve o kadar güçlü ve güzel duruyordu ki.
Seslendim ona.
Bakar mısınız?
Duymadı ilk insanlardan o kadar uzak ki birinin ona seslenme ihtimalini yok sayar gibi yaşıyordu.
Bir daha seslendim..
Hey bakar mısınız size diyorum buradaki en zarif olan kadın?!
Baktı ama kafasını kaldırmadı hala sadece şapkasının altındaki gölgeyi görüyordum.
Siz çok güzel bir kadınsınız ve güçlüsünüz hayran kaldım dedim.
Bana gülümsedi hiçbir şey söylemedi sadece gülümsedi bunu hissettim.
Sonra hafifçe kalktı yine kafasını kaldırmadan baktı bana,sonra gitti.
Ama eminim çok güzel gülümsedi bana.
Yani şunu demek istiyorum bazen bazı insanların tanımadıkları insanlara ihtiyaçları vardır.
Ufacık bir kolundan tutuş,güzel bir iltifat.
Onlara karşılıksız ilginin sevginin varolduğunu göstermek.
Lütfen insanlara yaklaşmaktan onlara yardım etmekten ve onlarla konuşmaktan kaçmayın,utanmayın.
Çünkü ben yatağıma uzandığımda bunun verdiği mutluluğu hissettim.
Ve o insanlar da kafalarını yastığa koyduğunda beni düşünüp içlerinden teşekkür ettiler.
Sonuç olarak hiç tanımadığın insanlar bazen gülümsemene sebep olabilmeli.
Bu dünyanın en güzel hissi.
Lütfen insanları karşılıksız sevin.
Beklentisiz..
Birilerine değerli olduğunu güzel olduğunu hissettirmek için onların tanıdığınız insanlar olmasına gerek yok.